Üsküdar Haritası

GAZETELER

Hürriyet Sabah
Milliyet Star
Yeni Şafak Türkiye
Musa GÜMUŞ

AK PARTİ'Yİ ANLAMAK

gumusmusa@hotmail.com
1990'lı yıllarda Aydın MENDERES beyden; ''Ülkemizde halk, bir asansör kabininin yukarıya çıktığı gibi, her geçen gün yükseliyor.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Paylaş :
1990'lı yıllarda Aydın MENDERES beyden; ''Ülkemizde halk, bir asansör kabininin yukarıya çıktığı gibi, her geçen gün yükseliyor. Problem, siyasetçilerin ve siyaset kurumunun aşağıda kalmasıdır.'' sözünü duyduğumda, bu cümleler epey zihnimi meşgul etmişti. Aydın bey bu sözleri, söylerken bir asansör kapısının önünde bulunuyordu. Meramını ifade için ipucu yanındaydı ve bu misal ile ifade hoşumuza gitmişti. Bu hoşluğun yanında, tespit de önemliydi.

Çocukluğundan beri hep siyasetin içinde bulunmuş, siyaset ile ilgili olmuş bir kişinin bu tespiti önemli olduğu kadar, nedenlerinin de anlaşılması elzemdi. Zira, siyasetin aktörleri, bir kısım serbest meslek erbabı ve orta sınıf işadamı ile bunların etrafında kümelenmiş örgün eğitimi olmayan veya ilköğretim safhasının ötesine geçmemiş ahbâbu yârândan ibaret görünüyordu. Okumuş, diploma sahibi kişilerin genellikle memuriyeti tercih etmelerinden dolayı siyaset kurumunun içinde aktif olarak yer almaları da mümkün değildi. Geleneksel yapıdan gelenler de, daha çok okuyup memuriyeti veya beyaz yakalı olarak çalışmayı tercih ediyordu. Dolayısıyla, böyle bir kitle de daha çok siyaset kurumunun kenar taraflarında yer alıyor, sahnede resmi etkileyecek yoğunluk ve niteliğe sahip değildi.

2000'lere gelinirken ülkenin beşerî profili değişirken siyasi aktörlerin de profili değişiyordu. Sahamız, sosyal olaylar olduğu için tarihten belli bir dönem veya gelişimi bugünün başlangıcı olarak görmek mümkündür. Zira, günümüzde gelinen noktada eski yaşanmış bir çok olay veya olgunun, az çok etkisi vardır. Bugünü, geçmişten soyutlamak mümkün değildir.

Hafızamızı fazla zorlamadan, eski Yeşilçam filmlerinin de yardımıyla, 1950'li yıllara gidelim. Köyden kente göçün hızlanmasıyla, geleneksel hayatı temsil eden kırsal insanının milli manevi değerleriyle ve yaşama tarzıyla kentte her geçen gün zenginleşen taşralılar. Burjuvaya göre görgüsüzlükten kurtarılması gereken, proleterlere göre de aydınlatılması gereken köylüler. Taşralının ne düşündüğüne bakılmadan, toplum mühendisleri onu dizayn etmek için çok çabaladı. Köy Enstitülerinde, öğretmen mekteplerinde çocuklarını, kolhoz sovhoz sistemi içinde dînî ve millî değerlere düşman militanlar olarak yetiştirip, Anadolu'nun bağrına bıraktılar. Böylece dönüştüreceklerdi. Bu kadarı da fazla derseniz, bilenlere sorun. Sizin köyün öğretmeni çocuklara Allah (CC)'dan ekmek mi yoksa şeker mi istetti? Bu zındıklığın işlenmediği kaç köy okulu vardır?

Hulâsâ olarak; ne burjuvazi, ne de militanları köylünün geleneğini silmedi. Taşralı, kırsaldaki geleneğiyle şehir merkezlerine geldi, şehrin eğitim, ticaret ve kültür imkânlarından faydalandı ve evrildi. Değer ve gelenekteki farklılaşma ile birlikte sorgulama da başladı. Bu süreç gelenek ve değerleri yaşayan, temsil eden aydın kitleyi de ortaya çıkardı.

Siyasal solun karakterinde dînî ve millî değerlere husumet olduğundan, 1980'li yıllarda süreci irtica zannetmiş veya öyle kabul etmek işine gelmişti. Sol mihraklar sabah akşam irtica, irtica diye çemkirirken, Amerika'nın Ortadoğu Masası Şefi, heyecanla Türkiye'de irticayı soran gazetecilere; olayın yalnızca geleneksel yapıdan gelenlerin okullarını bitirerek, meslekleri ile Türkiye'nin gündeminde yer almaları olduğunu söylüyordu.

Akif'in; Asım'ın neslinde, Necip Fazıl'ın; Gençliğinde kimliğini bulan, ''Fırat kenarında bir kurt kuzuyu kapsa, onu Ömer'den sorarlar'' sorumluluğuyla yetişmiş yeni aydın kitle siyaset sahnesinde yerini aldı. Asansör misali yükselen millet ile aynı serüveni yaşayan, milletinin değerleri içinde yoğrulmuş, aynı dili, aynı hayali olan ve milletinin derdine derman olma sorumluluğunu müdrik siyasi aktörler kaptan köşkünde yer aldılar.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidar olması ve iktidarda kalıyor olması, milletin siyasi ifade ve beyanı konumunda bulunmasındandır, kanaatindeyiz. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ın tarz ve üslubu, ilk günden beri beyaz seçkinlerin tellalları tarafından devamlı surette eleştirildiği halde, milletimizce hep sevgi ve muhabbetle karşılanmış ve gurur kaynağı olmuştur. Bu yakınlığın sebebi; söz, duruş ve icra ile milletin itimad ve güvenini kazanmış olmasıdır. Bu kimliğiyle Ak Parti, değişimin ve gelişmenin lokomotifi görevini icra etmektedir ki, milletin vekilleri de gün be gün iktidar olmaktan muktedir olmaya yürümektedir.

CHP'nin Kemal KILIÇDAROĞLU ile Ak Parti başarısını yakalaması mümkün görünmemektedir. CHP beyin takımı, burjuvazi ve burjuvazinin militanları kimliğiyle dönüştürmek istediği milletin yaşadığı serüvende, karşı yakada kalmıştır. Milletin yaşadığı süreci yaşamadığı için aşağıda kalmıştır.

İlkelerini reddettiği ve dönüştürmek istediği milletin dışında kalmayı tercih ettiği için, saygılıyız demesiyle doku uyuşması sağlanamamaktadır. CHP'nin, milletten olanlara kapısını açıp, beyin takımında rol verip, kimliğinde rötuşlar yapılmadığı sürece milletle doku uyumu mümkün değildir.

Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU'nun gelişi yalnızca makyajdır. Ev aynı, ekip aynı, elbette ki koku da aynı.

Hikaye;
Gelin evde koku var diye şikayet eder. Her defasında kaynana da;
- Temizle kızım der.
Bir zaman geçer, gelin;
- Gördünüz mü, koku gitti, dediğinde, kaynana;
- Kızım! Koku aynı koku, senin de burnun alıştı, hakikatini ızhar eder.

Bizim burnumuza gelen de aynı koku. Bize göre değişen yok!

Ne dersiniz?


Av. Musa GÜMÜŞ


Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5
Diğer Yazılar Başlık Sol Kısım

Bu Yazarın Önceki Yazıları

En Çok Okunan Haberler

Diğer Yazılar Başlık Sağ Kısım

GOOGLE ÖZEL ARAMA

EN ÇOK OKUNANLAR

Üsküdar Nöbetçi Eczaneler Günlük Burç Yorumları
Paylaş :
Takip Et :
Üsküdar 34 Feedburner
www.uskudar34.com © 2007-2015 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki içerikler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek ve Bilgi : info@uskudar34.com
Bu sayfa 0.03 saniyede yüklendi.

www.uskudar34.com web sitesinde yer alan tüm sayısal ve sözel içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri veya alıntı(kaynak gösterilerek) olup; ilgili konu hakkında uskudar34.com'un genel görüşünü yansıtmaz.

Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı uskudar34.com sorumlu tutulamaz.

sanalbasin.com üyesidir