Üsküdar Haritası

GAZETELER

Hürriyet Sabah
Milliyet Star
Yeni Şafak Türkiye
Mesut Kaymakçı

Özel Eğitimin Engelleri

mesutkaymakci@gmail.com
Özel eğitim, özel eğitime ihtiyacı olanların dezavantaj ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimdir.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Paylaş :

Özel Eğitimin Engelleri

Özel eğitim, özel eğitime ihtiyacı olanların dezavantaj ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimdir. Bu eğitim öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için bu alanda yetiştirilmiş uzman personel tarafından özel eğitim programları ve yöntemleri ile yapılmaktadır. Özel eğitimin amacı öğrencilerin topluma ve çevresine uyumunu sağlamak, kendisini tehlikelere karşı koruyabilmelerini öğretmek, zihinsel haritasını geliştirmek, evde ve trafikte hareket edebilme kabiliyeti kazandırmak, bulunduğu noktadan gitmek istediği noktaya kolay ve tehlikesiz bir şekilde ulaşmasını sağlamak, bastonlu - bastonsuz bina içi ve dışı serbestçe dolaşabilme yeteneğini geliştirmektir. Kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri için uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç-gereç kullanarak; ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar.

Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, mümkün olan en erken zamanda, ihtiyaçlarına uygun eğitim ortamlarında, uygun yöntemler ve araç-gereçler kullanılarak desteklenmesi gerekir. Ayrıca bu bireylerin toplumca kendilerinden beklenen rol ve sorumluluklar ile gelişimsel görevlerini yerine getirebilmeleri, kendilerine en uygun özel eğitim hizmetinden yararlanabilmelerine bağlıdır. Bu mevcut kapasitelerini en üst seviyede kullanabilmeleri açısından önemlidir. Dolayısıyla günümüz şartlarına uygun nitelik ve kalitede hizmet veren bu kurumlara duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.

Kalıcı ve açık bir dille yazılmış yönetmeliğinin olamaması belki de özel eğitimin en büyük sorunudur. Ülkemizde özel eğitime muhtaç insanları kapsayan yasal düzenlemelere baktığımızda; eğitim, sağlık, istihdam ve topluma tam katılım konularındaki yasaların içeriklerinde kurumların ve bu öğrencilerin haklarının korunmaya çalışıldığını görmekteyiz. Ancak, bu yasaların uygulamaya yansımasında yaşanan aksaklıklar ise tam bir çelişkidir. Ülkemizde sekiz milyona yakın vatandaşımızın özel eğitime ihtiyacı olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bunlardan sadece şuanda iki yüz yirmi bini eğitim görmektedir. Bu yüzde iki bile değildir. Özel eğitime ihtiyacı bulunan diğer vatandaşlarımız nerede ve ne halde oldukları bilinmiyor. Devlet şu anda eğitim gören bu öğrenciler için aylık bireysel ve grup eğitimine karşılık dört yüz yirmi iki lira ödüyor. Bu para çok yeterli değil.

Sektörde aşırı derecede personel sıkıntısı var. Bu alanda yetişmiş personelin yetersizliği en önemli sorunlardan birisidir. Çocuklar uzman personelce eğitilmeleri gerekirken, lisans eğitimi almış, başvuru yapan tüm öğretmenleri MEB ihtiyaca binaen atama yapabilmektedir. Bu durum camiada çok değişik tepkilere sebep olmaktadır. Özel eğitim öğretmenleri çalışma imkânlarının daraltıldığına inanmaktadırlar. Bu öğretmenlerimiz; yıllarca onlara öğretilen özel eğitim öğretmenin uzman, öğrencisinin özel, yöntemin bireysel ve özel olduğu öğretildiği halde yerlerine sınıf öğretmenlerinin alınmasını kabullenemiyorlar. Çünkü onlara göre branş dışı atanan bu öğretmenler ilk defa otistik, işitme görme, ağır zihinsel engelli, problem bir çocukla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler ve dolayısıyla eğitimini almadıkları bir işin uygulamasını yapacaklarına inanmamaktadırlar. Öte yandan özel sektör temsilcileri, MEB kendi resmi kurumlarına personel açığını geçici olarak kapatmak için sınıf öğretmenlerini atadı ama bize bu hakkı vermedi şeklinde şikâyetleri bulunmaktadır. Özel sektör temsilcileri MEB'in kendi kurumlarına tanıdığı bu hakkı geçici de özel kurumlara da tanıması gerektiğini söylemektedirler. Kurumların içinde bulundukları çıkmazı fırsat bilen bazı sertifikalı öğretmenler de diplomalarını kiralayarak bu kısır döngüye fırsat vermektedirler. Özel eğitim alanında çeşitli seminer programlarına katılarak sertifika alan öğretmenlerimizin birçoğu da atanmaktadır. Personel ihtiyacını karşılayamayan kurumlar da illegal personel çalıştırma yoluna gidiyorlar. Sektöre yönelik çalışan uzman personelin sayısal yetersizliği giderilmelidir. Bu sayısal yetersizlik üniversiteler veya ilgili kurumlar tarafından açılacak olan eğitim ve uzun süreli programlar ile giderilebilir. Diğer bir ihtimal atanamayan sınıf öğretmenlerine bir aylık bir hizmet içi eğitim vererek bir sertifika programı yapılabilir.

Şu anda ülkemizde Ocak 2010 itibari ile on bin özel eğitim öğretmenine ihtiyaç doğacak, bu şekilde devam ederse ülkemiz yirmi yılda öğretmen açığını kapatamaz. Özel eğitimle durumlarına uygun bir işte çalışmaları sağlanabilir. Devlet dairelerinde belli oranlarda ve özel şirketlerde çalışmaları teşvik edilebilir.

Özel eğitim hizmetlerinden yararlanabilmek için ön koşul niteliği taşıyan sağlık kurulu raporu almak bu öğrencilerimiz ve aileleri için zor bir süreç içermektedir. Her yıl sağlık kurulu raporunun yenilenmesi eğitime muhtaç insanımızı ve aileyi zor durum bırakmaktadır. Çocuktaki sorun erken fark edilip gerekli girişimlerde bulunsalar bile mevcut teşhis prosedürü ebeveynleri ve çocukları aylar süren bir sıkıntılı sürece ve maddi külfete katlanmak zorunda bırakmaktadır. Çocuklarımızın eğitime başlama yaşını oldukça geciktirmektedir Kaldı ki genellikle belirlenen bir yıl gibi bir süre özel eğitim için çok kısa bir süredir. Bu sürenin kısalığı özel eğitime muhtaç vatandaşımızı özel kuruma devam sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Özel eğitim hizmetlerinin bedelinin ilgili kurumlarca ödenmesi için bütçe uygulama talimatına göre her yıl yeniden rapor alma koşulunun kaldırılmasının ve sağlık kurulu raporunun geçerlik sürelerinin en az üç yıl olmasının sağlanması gerekmektedir. Bu da eğitim sürecinin geç başlamasına sebep olmaktadır. Bu konudaki kırtasiyecilik kaldırılırsa aileler ve kurumlar rahatlayacaktır. Dünyadaki diğer ülkelerde bu eğitimin aylık gideri bin beş yüz dolar civarındadır. Ülkemizde de bu eğitimin kişi başı maliyeti bin beş yüz-iki bin lira civarında seyretmektedir. Anayasamızda devlet her vatandaşının eğitiminden hiç bir katkı olmaksızın sorumludur. Bir ay okula devam eden bir özel eğitime muhtaç vatandaşımız için yeni yönetmeliğe göre sekiz saat bireysel, dört saat grup eğitimi ücretlendirilmektedir.

Verilen eğitimin süresi yetersizdir. Ayda sekiz saat bireysel ve dört saat grup eğitimi alan çocuklar bu kısıtlı sürede yeterli gelişmeyi gösterememektedirler. Bir de çeşitli nedenlerle devamsızlık yaptıklarında sürekliliğin esas olduğu özel eğitimde bir adım ileri dört adım geri kısır döngüsünü oluşturmaktadır. Bu hizmeti veren kurumlar yeterli ücretle desteklendiğinde ve ders saatleri de arttığında kazanan yine çocuklarımız olacaktır. Sürekli gelişmekte ve değişmekte olan eğitim yöntem ve teknikleri, iletişim ve bilişim teknolojilerine ulaşmaları için hizmet içi eğitim seminerlerine ağırlık verilmelidir. Bu alanda personel kendisini yenilemelidir. Ayrıca, MEB resmi kuruma devam eden öğrencilerin okul servis ücretlerini karşılamaktadır. Bu imkan özel sektörde eğitim gören öğrencilere de tanınabilir.

Özel kurumların ödemiş olduğu yüksek vergiler sektörü ekonomik olarak zor duruma sokmaktadır. Özel bir eğitim ve uzmanlık alanı gerektiren özel özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin işleyişi her nedense sadece ekonomik boyutları ile ele alınmaktadır. Oysa bu durum birçok boyutu ile değerlendirilebilir. Alanda yapılan güzel çalışmaları, yine alanda karşılaşılan sıkıntılar gölgelemektedir. Sonuç olarak, özel eğitime muhtaç vatandaşlarımızın sadece tüketici değil aynı zamanda üretici olarak topluma katılmasını sağlayarak kendine güveninin arttırmak, hizmetlerde çağdaş teknolojilerin daha çok kullanılmasın sağlayarak mevcut kaynaklara yeni kaynaklar oluşturacak yeterli finansman sağlanmasını öngöreni bir politika oluşturmaya ihtiyaç vardır. Böylece özel eğitime muhtaç insan hak ve özgürlüklerine ve özerkliğine, sosyal güvencesine sahip çıkacak, yasalar oluşturacak ve bu yasaları uygulamaya aktaracak ''özel eğitim politikası''na ihtiyaç duyulmaktadır. Sosyal Devlet olmak bunu gerektirir.


Mesut Kaymakçı

Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5Puan Ver 5
Diğer Yazılar Başlık Sol Kısım

Bu Yazarın Önceki Yazıları

En Çok Okunan Haberler

Diğer Yazılar Başlık Sağ Kısım

GOOGLE ÖZEL ARAMA

Üsküdar Nöbetçi Eczaneler Günlük Burç Yorumları
Paylaş :
Takip Et :
Üsküdar 34 Feedburner
www.uskudar34.com © 2007-2015 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki içerikler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek ve Bilgi : info@uskudar34.com
Bu sayfa 0.02 saniyede yüklendi.

www.uskudar34.com web sitesinde yer alan tüm sayısal ve sözel içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri veya alıntı(kaynak gösterilerek) olup; ilgili konu hakkında uskudar34.com'un genel görüşünü yansıtmaz.

Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı uskudar34.com sorumlu tutulamaz.

sanalbasin.com üyesidir